Prospektüs

Aynı bir ilacın prospektüsü gibi, biz insanların da bir prospektüsü var bence. Kullanma talimatımız yani…

Bizler et ve kemikten oluşuyoruz ama bir de ruhumuz var. Ruh dendiği zaman aklım hep zamane kötü ruh filmlerine kayardı, ‘ruh’ kötü bir şey miydi acaba?

Değil, hiç değil. Özbenlik, kaynak, üst ben, yüksek benlik diye rastlıyorum kitaplarda.. Anladım ki hepsi aynı kapıya çıkıyor: ruhumuz!
Bizim prospektüsümüz işte orada!

Harvard Üniversitesi’nde beyin araştırmacısı olan Dr. Jill Bolte Taylor kısaca şöyle anlatıyor: “Kafatasımızın içinde iki lop beyin var; sağ lob, sol lob. Bu iki lobu eğer bilgisayar gibi düşünürsek birbirlerinden çok farklı çalışma sistemleri var. Sanki iki kişi var içimizde konuşan ve karakterleri birbirinden tamamen farklı. Sol beyin geçmiş ve gelecekte yaşıyor; bir fikir – düşünce üretirken hep tecrübelere o tecrübelerin içindeki detaylara, detayın da detayına bakıyor. Onun için sadece ‘ben’ var, yani şu var: Ben Beyin Araştırmacısı Dr. Jill Bolte Taylor. Sağ beyin ise ‘şimdi’de yaşıyor, onun için ‘ben’ yerine ‘bütünlük ve birlik’ var. Evrenin bütünlüğü.”

İzlemediyseniz muhakkak izleyin.

Ben sol beyni ‘zihin’ olarak adlandıracağım. Hatta ileri gidip, zihni bir maymuna benzeteceğim
Maymun ne yapar?
Daldan dala atlar.
İşte zihnin içimizdeki hareketi buna benzetiliyor.
Sesi var zihnin, sürekli düşünce üretiyor, yorum yapıyor ve hiç susmuyor.
Geçen gün Mindfullness (Farkındalık) eğitiminde bir benzetme daha yapıldı zihin için: Çok fazla zihinde kaldığımızda yani düşünce düşünceyi takip ettiğinde, bu bir sarmal olduğunda bunu ‘hareket halinde olan bir fotoğraf makinesinin çektiği fotoğrafa’ benzettiler. Hareket halindeki makineden çekilen fotoğraf nasıl çıkar? Bulanık. İşte daldan dala atlayan zihin bizi bulandırır bazen, depresyona girmek işten bile olmaz.

  
Bir ses daha var içimizde konuşan aslında. Dr Taylor’a göre sağ beyin. Onun sesi ve söyledikleri çok etkili, böyle içinize işliyor. Sanki duymak ile hissetmek karışımı bir duygu. Bu bizim ruhumuzun yani prospektüsümüzün sesi. Sesi diğer çılgına göre oldukça hafif ama bir o kadar ağır. Duyduğunuz ses sadece bir şey söylüyor, yorum yapmıyor. Net ve sakin konuşuyor, ama hep konuşuyor.

Çok sevdiğim bir arkadaşıma, “ben bu iki sesi ayırt edemiyorum” diye yakındığımda bana şöyle anlatmıştı. “O sesi duyduğunda otomatik söylediği şeyi yapıyorsun. Hani bir yolda kaybolursun, içinden bir ses ‘sağa sap’ der, hiç duraksamadan saparsın ve tak diye istediğin yerde bulursun kendini… Bazen de o sesi duyamazsın, zihin başlar konuşmaya: Sağdan saparsan trafiğe girersin, geçen gün ne demişlerdi, solda bir kestirme vardı, hani taksici götürmüştü. Sap şu soldan işte!” Saparsın, kaybolursun. Hiç sekmez:)

Özbenlik olmamız gerekenleri söyler ve ister bizden. Der ki mesela bir tartışmanın ortasındaysak “bitir bu konuşmayı”, bir konuyla alakalı çıkış aradığımızda der ki “şu kişiyi ara”.
İşte o yorumsuz insanın ta içine işleyen ses bizim prospektüsümüz. Ben duyabildiğimde hep “iyi ki o sesi dinledim” derim.

Sol beyin – zihin gereksiz mi peki?
Hiç değil!
Yaşamak için sol beyine ihtiyacımız var. Yürümek, konuşmak, koşmak gibi genel fonksiyonlara ek olarak günlük yaşamda yapmamız gerekenleri o söylüyor: “Saat çaldı kalk, haydi bak hâlâ yatıyorsun, kalk giyin geç kalacaksın. Dün de aynı şeyi yaptın, sonra bu alışkanlık olacak. Sonra işten atılacaksın” Biraz abarttım ama zihin işte bize ‘haydi kalk’ dediğinde kalkmamız gerektiğini bileceğiz, diğer yorumlara takılmayacağız:) Yaşamak için bu komutlara ihtiyaç varmış: Para çek, şu montu giy vs gibi günlük işlerimizi sol beyin sayesinde yapıyoruz.

Prospektüsün sesini duymak için yapmamız gereken en önemli şey zihnimizin sesini zaman zaman kısmak. Ne demek bu? O küçük maymunun daldan dala atladığının – zırvaladığının farkına varmak ve özbenliğimize dönmek.. Sessizleşmek için meditasyon yapmak, nefese odaklanmak işe yarıyor. ‘Yaşam enerjisi – Prana’ denilen havayı içimize derin derin çekmek… Bazen doğa ile bütünleşmek…

Hayatımın geri kalan kısmında prospektüsümü duymaya niyet ediyorum. Bunun için sadece ve sadece kendime ihtiyacım var.

Prospektüs” için 6 yorum

  1. Bende tam seni dusunuyordum su an💞feminanin altindaki cafe de randevumu bekliyorum da, aklima gelmistin😊 Yaziyi okudum ama video u yu evde izleyecegim✌️

    Sent from my iPhone

    >

    Liked by 1 kişi

  2. Can’ım kızım bugün tamda ihtiyacım olduğunda yazmışsın teşekkür ederim. Sen yazar olabilirmişsin ,ha gayret güzel kızım😍😍

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s